Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Yenilenebilir enerji kaynağı; enerjinin kaynağından alınan enerjiye eşit oranda veya kaynağın tükenme hızından daha çabuk bir şekilde kendini yenileyebilmesi olarak tanımlanır.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Neden Önemlidir?

Ülkemizin kalkınması için en önemli girdilerden birisi enerjidir.

Yenilenebilir enerji kullanarak hem ülkemizin ekonomisine hem geleceğimize birçok faydamız dokunabilir. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

  • Fosil yakıtların kullanımı sonucu çevrede oluşan olumsuz etkiler azalır.
  • Yerli kaynakların geliştirilmesi ile dışa bağımlılık azalır.
  • Yeni istihdam imkanları sağlanır ve işsizlik azalır.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir?

Güneş Enerjisi

Isı ve ışık kaynağımız Güneş, yiyeceklerimizin büyümesi için büyük bir enerji kaynağıyken, bizim gündelik hayattaki pozitif enerjimizin sebebiyken neden sabahları uyandığımızda yüzümüzü yıkadığımız suyun ısınmasında kullanılan enerji kaynağı da olmasın?

Sıcak su temininden bitki-meyve ve sebzelerin kurutulmasına, elektrik üretiminden hidrojen üretimine birçok alanda kullanabileceğimiz güneş enerjisi, yenilenebilir enerji kaynaklarının başında geliyor.

Güneşten yayılan enerjinin ise sadece 2,2 milyarda biri dünyaya ulaşıyor! Bu derece büyük ve dışa bağımlılığı olmayan bir enerji kaynağını kullanmak ise hem çevremize hem cebimize çok büyük katkı sağlayacaktır.

Rüzgâr Enerjisi

Kullanımı M.Ö. 2800’lü yıllara kadar uzanan bir enerji çevreye ne kadar zarar verebilir ki? M.Ö. 17. yüzyılda bile sulama amacıyla Mezopotamya’da kullanılan rüzgar enerjisi aynı dönem Çin’de de kullanılmış.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar enerjisinin oluşumuna ise bir diğer yenilenebilir kaynak olan güneş enerjisi katkı sağlıyor!

Güneş ışınları bildiğiniz gibi her yere aynı açı ve sürelerde düşmez. Farklı basınç, sıcaklık ve nem oranları ile yeryüzü farklı şekillerde ısınır ve soğur. Bu ısınma ve soğuma faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan kuvvetler ise hava hareketlerini meydana getirir.

Rüzgâr enerjisi ise rüzgârı oluşturan hava akımının sahip olduğu hareket enerjisidir, yani kaynağı Güneş’tir. Güneş enerjisinin %1-2’lik kısmı rüzgar enerjisine dönüşür.

Hidrolik Enerji

Hidroelektrik santraller, hemen herkesin bildiği üzere, suyun potansiyelinin enerjiye dönüştürülmesine imkân veren yapılardır. İnsanoğlu eski çağlarda suyu değirmenlerde ve basit işlemlerde enerji amaçlı kullanmıştır. 19. yüzyıldan itibaren ise suyun hareket enerjisinin elektriğe dönüştürülmesi insanoğlunun gündemine girmiştir.

Hidroelektrik santrallerin önemli bir bölümü barajlı yapılardır. Ancak baraj kurmadan regülatörlü ünitelerle ve daha küçük güçlerde elektrik üretmek mümkündür. Akarsu üstüne kurulan mini türbinlerle suyun yolunu değiştirmeden elektrik üretimi ise bir başka yöntemdir. Hidroelektrik tesislerin avantajları şunlardır:

- Su santrallerinin yakıt masrafı yoktur.

- Verimleri zamanla azalmaz (ideal çalışma şartlarında işletilirse...).

- Santral yedekte kalsa bile kayıplar yok denecek kadar azdır.

- İşletilmesi için az sayıda personel gerektirir.

- Enerjinin birim üretim maliyeti oldukça düşüktür.

- Yük değişmelerine çok çabuk uyum gösterir (emre amadelik).

- Bakım ücretleri düşüktür.

Jeotermal Enerji

Kullanımı çok eski tarihlere dayanan ve ülkemizde Romalılar’dan kalma hamamlarda eski kullanım örneklerini gördüğümüz bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı jeotermaldir. Jeotermal enerji, yer kabuğunun derinliklerinden gelen ısının yer altındaki sulara aktarılması ve ısınan suyun yeryüzüne ulaşması sonucu ortaya çıkan bir enerji türüdür.

İnsanoğlu jeotermal ısısından çok çağlardan beri yararlanmıştır. Yerin altından gelen sıcak su ve buhar kaynakları, sıcaklıklarına göre çok çeşitli alanlarda kullanılabiliyor: Kerestenin, balık benzeri yiyeceklerin ve yosun benzeri organik maddelerin kurutulması, çiftlik ürünlerinin konserveye dönüştürülmesi, temiz su eldesi, yün yıkama ve kurutma, ev ve sera ısıtma, kümes ve ahır ısıtma, mantar yetiştiriciliği, hamam ve kaplıcalar (sağlık turizmi), yüzme havuzları, fermentasyon ve damıtma işlemleri.

Son yıllarda bu kullanımlara ek olarak jeotermal enerjinin elektrik üretiminde yaygınlaştığı da izleniyor. Büyük oranda kesintisiz bir kaynak olduğu için, jeotermal elektrik santralleri yılın çok uzun bir bölümünde çalışabiliyor ve bu da jeotermal kaynaklı elektrik üretimini tercih edilen bir seçenek haline getiriyor. Şu anda Türkiye, dünya jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 4. sırada yer alıyor.

Jeotermal enerjide, 31.500 MWt potansiyeli ile jeotermal kaynak zenginliği açısından Avrupa’da 1. sırada yer alan Türkiye’de, bu kaynağın kullanım alanların artırılması önem taşıyor.

Biyokütle Enerjisi

“Hepimizin en iyi bildiği yenilebilir enerji türü hangisidir?” diye sorulacak olursa, cevap tek kelimeyle “biyokütle”dir. Çünkü en basit tanımıyla biyokütle, biyolojik kökenli olan ancak henüz fosilleşmemiş organik maddelerin genel adıdır. Ana bileşenleri karbonhidrat olan bitkisel veya hayvansal kökenli tüm doğal maddeler biyokütle enerji kaynağı, bu kaynaklardan elde edilen enerji ise biyokütle enerjisi olarak tanımlanmaktadır. Biyokütleden elde edilen enerji, insanoğlunun yeryüzünde kullandığı en eski enerji türüdür.

Biyokütleye örnek olarak ağaçlar, orman atıkları (kök, dip kütüğü, gövde ucu, kuru yaprak, kozalak, vb.), tarımsal atıklar (fındık-fıstık kabukları, zeytin çekirdekleri, meşe kozalakları, vb.), buğday ve şeker kamışı gibi özel olarak yetiştirilen bitkiler, otlar, yosunlar, denizlerdeki algler, evlerden atılan sebze ve meyveler, her türden organik çöpler, hayvan dışkıları, gübre ve gıda sanayii atıkları verilebilir.

Biyokütle kaynakları klasik ve modern olmak üzere ikiye ayrılır. Klasik biyokütle kaynakları, geleneksel yöntemlerle üretilen yakacak odun ile bitki ve hayvan artıklarından (özellikle de tezek) oluşur. Gayri-ticari enerji olarak adlandırılan bu kaynakların toplam birincil enerji üretimi içindeki payı Türkiye’de uzun yıllar yüksek seviyede seyretmiştir. Günümüzde bu pay Türkiye’de %2’lere kadar düşmüştür. Ancak dünyanın birçok bölgesinde, konvansiyonel biyokütlenin enerji üretiminde hâlâ çok önemli bir payı bulunmaktadır.

Modern biyokütle kaynakları ise enerji ormanlarından elde edilen odun, ağaç endüstrisi atıkları, enerji ham maddesi üretimi amacıyla yetiştirilebilecek enerji bitkileri (kanola, ayçiçeği, soya, aspir, şeker kamışı, vb.) ve tarımsal yan ürünler, bitki ve hayvan atıkları ile kentsel atıklardır (atıksular ve çamurları dahil). Bu atıkların  çeşitli tekniklerle değerlendirilmesi sonucu elde edilen ısı, elektrik ve sentetik yakıt türü enerjiye modern biyokütle enerjisi denilmektedir.