Tarımda Enerji Verimliliği

Türkiye’de tarım sektörünün genel enerji tüketimi içerisindeki payının %5’den az olması nedeniyle enerji verimliliği düzenlemelerinde ulaşım, sanayi ve konut sektörleri kadar etkili yeri bulunmamaktadır. Fakat teknolojinin çok hızlı artışıyla birlikte tarım sektöründeki enerji tüketim artışı ulusal ekonomiden daha hızlı olmaktadır. Aynı zamanda hayvansal üretimde ortaya çıkan atıklar, bitkisel üretimde kullanılan azotlu gübre, traktörlerde motorin, konutlarda ısı amaçlı yakıtlar, sera ve hayvan barınaklarında elektrik kullanımıyla tarım sektörü sera gazı oluşumuna da göz ardı edilemeyecek şekilde etki etmektedir. Bu kapsamda pek çok ülkede tarımda enerji verimliliği konusunda çalışmalar başlatılarak verimli uygulama ve teknolojilere yatırım yapılması sağlanmıştır.

Tarım sektöründe enerji kullanımı bitkisel ve hayvansal üretim olmak üzere iki grupta değerlendirilebilir. Bunlar; doğrudan enerji kullanımı ve dolaylı enerji kullanımıdır.

 

Doğrudan enerji kullanımı içerisinde bitkisel üretimde toprak işlemeden başlayarak ürün hasadı ve işlenmesine kadar olan süreçte kullanılan traktör yakıtı-motorin ve yağ ile sulamada ve seralarda kullanılan elektrik enerjisi bulunmaktadır. Hayvansal üretimde; yem hazırlama-dağıtma, gübre temizleme, süt sağımı vb. faaliyetlerde, hayvan barınakları gibi tarımsal yapılarda aydınlatma, ısıtma, havalandırma, soğutma gibi uygulamalar için kullanılan elektrik, biyokütle, kömür, doğal gaz da doğrudan kullanılan enerji girdileri içerisinde yer almaktadır.

 

Dolaylı enerji kullanımı ise; tarımsal üretimde yararlanılan alet, makine, cihaz, gübre, tohumluk ve ilaç üretimi için tüketilen enerji girdilerini içermektedir. Bu enerji girdileri genellikle sanayi sektörü içerisinde yer almaktadır.

 

Gerek hayvancılıkta kullanılan sensör ve spektrometrelerin gerekse tarımın genelinde kullanılan drone teknolojisinin yakıt ve enerji verimliliğini artırması muhtemeldir. Tarımda dijitalleşme ve nesnelerin internetinin yaygınlaşmasının genelde ölçek ekonomisini güçlendirmesi ve verimliliği yükseltmesi, özelde ise birim ürün başına harcanan enerjiyi düşürmesi dünyada örnekleri gözlenen bir gelişmedir.

Daha geleneksel uygulamalar açısından bakıldığında, halihazırda halen değerlendirilmeye uygun hatırı sayılır bir potansiyel bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • Toprak ıslahında, tarımsal ürünlerin kurutulmasında, açık tarımsal alanlarda toprağın ısıtılmasında balık yetiştiriciliğinde ve mantar üretiminde jeotermal enerjinin kullanılması,
  • Sera iklimlendirmesinde, bazı ürünlerin açık ortamda kurutulmasında, toprağın dezenfeksiyonunda güneş enerjisinin kullanılması,
  • Tarımsal her türden uygun atığın gaz (biyogaz) ve elektrik üretimi için değerlendirilmesi ve böylece ürün için harcanan enerjinin önemli bir kısmının geri kazanılması,
  • Yumuşak kayaç yapılarında oluşmuş doğal haznelerin soğuk hava deposu olarak kullanılması ve soğutma için ihtiyaç duyulan elektrik sarfiyatının minimize edilmesi,
  • Büyük kapasiteli ahır, ağıl ve hayvan barınaklarında ısı transferi ve iklimlendirme için otomasyon sistemlerinin kurulması, pasif güneş sistemleri ve ısı pompası uygulamalarının yapılması, çatı üstü güneş paneli imkanlarının değerlendirilmesi.